Banner
  ANA SAYFA     FORUM     KONUK DEFTERİ     AYRINTILI ARAMA     İLETİŞİM     LİNKLER     REKLAM VER     ÜYE OL     AMACIMIZ  

MEVZUAT
AVUKATLIK HUKUKU
MAKALELER
HUKUK HABERLERİ
FAYDALI BİLGİLER
İÇTİHATLAR
DİLEKÇE-FORM
ADLİ REHBER
İNSAN HAKLARI
HUKUK SÖZLÜĞÜ
DAVA TÜRLERİ
HUKUKİ BELGELER
 
Reklam Alanı

Host - Sponsor





   Tanık beyanına müdahale -Hakim ve savcılarla ilişkiler

T.19.04.2003
E.2003/20
K.2003/124

 Tanık beyanına müdahale
 Hakim ve savcılarla ilişkiler
 Meslek vakarı
 Disiplin kurullarının takdir hakkı

(Av.K.m.135/1,136/1,158; Av.Meslek Kuralları 17; TCK m.268/1-59)

Şikayetli hakkında Çorum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/409 E. Sayılı boşanma davasının 27.02.1997 günlü duruşmasında, tarafların müşterek çocukları Ş. K.'ın tanık olarak dinlenmesi esnasında, tanık beyanlarına müdahalede bulunduğu ve tanığın dinlenmesini engellediği, duruşma yargıcı ile tartıştığı, duruşma sonrası şikayetçi Ş. K.'ı tutmak suretiyle darp edilmesine neden olduğu iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonunda Baro Disiplin Kurulu'nca "uyarma" cezası tayin edilmiştir.

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1997/213 E. 1998/43 K. ve 25 .06.1998 tarihli kararıyla, adiyen müessir fiile iştirak suçundan beraat, duruşma yargıcına hakaretten dolayı TCK 268/1-59 maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası verilmiş, ceza 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca yediyüz ellibin lira para cezasına çevrilmiş ve ertelenmiştir. Karar Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin 25.06.1999 tarih 1999/5614-7170 sayılı kararıyla onanmış ve kesinleşmiştir.

1) İncelenen dosya kapsamından tanık Ş. K.'ın beyanının tespiti esnasında şikayetlinin duruşma yargıcına, "tanığı yönlendirerek ifade alıyorsunuz, tanığı yönlendirmeyin, tanığın söylediklerini tutanağa yazın" şeklinde müdahale ettiği, duruşma yargıcının "ben tanığa müdahale etmiyor sadece soruyorum, bana görevimi öğretmeyin, susun" demesi üzerine, şikayetlinin "ben görevimi yapıyorum, tanığın söylediklerini zabta geçmediğiniz anlaşıldı, zabtı kafanıza göre yazdırmışsınız, böyle duruşma yapacaksanız davadan çekilin" demesi üzerine duruşmanın ertelendiği, şikayetlinin salondan çıkmasının istenmesi üzerine, "konuşma be, ben çıkmıyorum, gel de sen çıkar" şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Avukatlık Meslek Kuralları'nın 17. maddesinde, "Hakim ve Savcılarla ilişkilerinde avukat hizmetin gerektirdiği ölçülere uygun davranmak zorundadır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır." denmektedir. Avukatın davasını "bütün belagatı ile müdafaa edebilmesinde; jestleriyle, hareketlerle müdafaasını kuvvetlendirebilmesinde sosyal ve mesleki zaruret bulunduğu inkar edilemez" (Belgesay M.R. Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu İstanbul 1947)

Hakimler, savcılar ve resmi makamlarla olan ilişkilerde avukat "meslek vakarı"nı saygının sınırı kabul edecek, mesleğin ağırbaşlılık ve bağımsızlığını sarsmaktan da öncelikle sakınacaktır. Şikayetli söz ve davranışları ile bu etik kurallara uygun davranmamış, özellikle " konuşma be, ben çıkmıyorum, gel de sen çıkar" sözleriyle meslek vakarını korumamıştır.

2) Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı Avukatlık Yasası'nın 136/1.maddesi uyarınca kınama cezası verilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

Yasanın 136/1. maddesinde "en az kınama cezası" verileceği belirtilmiş ise de Disiplin Cezalarını açıklayan 135.maddenin (1) No.lı bendinde "uyarma" cezasına da disiplin cezalarının en hafifi olarak yer verilmiştir.

İlk bakışta çelişkili gibi görünen bu durum karşısında, yasa koyucunun yaptığı düzenlemede en az kınama cezası verilmesini prensip olarak gösterdiği ancak, cezaya neden olan eylemin oluştuğu koşullar ve hafifletici nedenler de göz önünde bulundurularak Baro disiplin kurullarının ve Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun, Avukatlık Yasası'nda bir disiplin suçu olarak gösterilen "uyarma" cezası da verebileceği ve bu hususun ilgili kurulun takdirine bırakıldığı kabul edilmelidir. Aksi düşünce, yasanın 135/1, maddesini yok hükmünde saymak anlamına gelebilir.

Kaldı ki, Avukatlık Yasası'nın delillerin serbestçe takdirini ve ceza vermenin belirleyen 158. maddesinin içeriği de, disiplin kurullarının takdir haklarının yasal temelini oluşturmakta ve yukarıda belirtilen anlayışı doğrulamaktadır.

Bu durum karşısında, Çorum Barosu Disiplin Kurulu'nca gerekli inceleme yapılarak şikayetlinin eylemine uygun bir disiplin cezası tayin edilmiş bulunduğundan, takdir hakkı kullanılarak yapılan değerlendirmede hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak, itirazların reddi ile, Çorum Barosu Disiplin Kurulu'nun ?uyarma?cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına , oybirliği ile karar verildi.


 

SIK SORULANLAR
BİLGİ EDİNME
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÜCRETSİZ AVUKATLIK
HUKUK EĞİTİMİ
 
Üyelik işlemleri
 
K.Adı
Parola
            
      Şifremi Unuttum
      Üye Ol
Hukuk Arama Motoru
Hukuk Anketi
Reklam Alanı







Zirve100