Banner
  ANA SAYFA     FORUM     KONUK DEFTERİ     AYRINTILI ARAMA     İLETİŞİM     LİNKLER     REKLAM VER     ÜYE OL     AMACIMIZ  

MEVZUAT
AVUKATLIK HUKUKU
MAKALELER
HUKUK HABERLERİ
FAYDALI BİLGİLER
İÇTİHATLAR
DİLEKÇE-FORM
ADLİ REHBER
İNSAN HAKLARI
HUKUK SÖZLÜĞÜ
DAVA TÜRLERİ
HUKUKİ BELGELER
 
Reklam Alanı

Host - Sponsor





   Reform Taslağına Yarsav'dan da tepki

 
YARSAV' dan
 
09.5.2008 Yargı reformu strateji taslağı hakkında basın açıklaması

Yargı Reformu Stratejisi raporu hazırlanması, Avrupa Birliği tam üyelik görüşmeleri kapsamında AB müktesebatının 23 ncü faslı olan "Yargı ve Temel Haklar" faslının açılması için yerine getirilmesi gereken altı koşuldan bir tanesi olup, bu konudaki taslak rapor 06.5.2008 günü Adalet Bakanı tarafından AB Genişlemeden sorumlu komisyon üyesine sunulmuştur.

 

Ortaya çıkan metin henüz taslak ya da ön taslak olsa bile, bu metinden yargıç ve savcıların, tüm yargı organlarının, baroların, sivil meslek kuruluşlarının, üniversitelerin bilgisi olmadan ve bu çevrelerce de tartışılmadan, ham metnin AB yetkilisine sunulması ile amaçlananın ne olduğunu anlamakta zorlanılmıştır.

 

Söz konusu taslak metin incelendiğinde ise, içeriğinin öncelikle AB?nin ya da yargının isteklerine göre oluşturulmadığı görülmüştür. Taslak bizatihi siyasi irade ve Adalet Bakanlığının bakış açısına göre biçimlendirilmiştir. Çünkü esas alınan siyasi irade ve Adalet bakanlığının yaklaşımı olmuştur. Ancak bunların bir kısmı yargı organlarının ve AB?nin istek ve beklentileriyle örtüşmektedir.

 

AB için hazırlandığı söylenen taslak incelendiğinde ise;

 

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, yargıç ve savcıların Adalet Bakanlığına idari yönden bağlı olmamaları gerektiği vurgulanmasına rağmen, bu konuda bir değişikliğe gidileceği yolunda taslakta hüküm yer almamaktadır.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporunda yargıç adaylığı mülakatlarında Adalet Bakanlığının etkili olduğu, mülakattaki bu etkinin kaldırılmasını sağlayan gerçekçi düzenleme yapılması gerektiği vurgulanmasına rağmen, taslakta bu konuda herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, HSYK'nun bina-bütçe-sekreterya sorununun çözülmesi, Bakan ve Müsteşarın Kurulda yer almalarının yürütmenin HSYK üzerinde etkisine neden olduğu belirtilmesine rağmen, Bakan ve Müsteşar HSYK'dan çıkarılmamaktadır. HSYK nın Adalet Bakanlığı binasında çalışacağına yönelik hükümde bir değişiklik öngörülmemektedir. İlerleme raporlarında ifade edilen sekreterya, HSYK işlemleri öncesindeki tüm çalışmaları yapabilen bir birim olmasına rağmen, taslakla adeta özel kalem niteliğinde bir sekreterya öngörülmektedir. Bakanlığın bu konudaki yetkilerine dokunulmamaktadır. Ayrıca HSYKda yasama etkisini ortaya çıkaracak olan, yasama organınca da seçim yapılması konusuna taslakta yer verilmektedir.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, HSYK kararlarına karşı yargı yolu ve etkili başvuru yolu öngörülmesi gerektiği vurgulanmasına rağmen, halen mevcut olan HSYK yedek üyelerinin de katıldığı toplantıda itirazlarının incelenmesine ilişkin yöntemde esaslı bir değişikliğe gidilmemektedir.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, teftiş kurulunun açıkça HSYKya bağlı olması gerektiği ifade edilmesine rağmen, taslakta Teftiş Kurulu Başkanlığının HSYKya bağlı olmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

  • Taslakla, teftiş kurulunun yargıç ve savcılar üzerindeki yetkileri artırılarak, yargıç ve savcıları memurlaştırma konusunda daha ileri adımlar atılmaktadır.

  • Avrupa Birliği raporlarında, yargıç ve savcı eğitimlerinin Adalet Bakanlığınca yapılmaması gerektiği vurgulanmasına rağmen, Bakanlığın bu konudaki uygulamasında bir değişikliğe gidileceğinden söz edilmemektedir.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, Türkiye Adalet Akademisinin özerkleştirilmesinden söz edilmesine rağmen, Akademinin özerkliğini sağlayacak bir hükme taslakta yer verilmemektedir.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında Adli Tıp Kurumu üzerindeki Adalet Bakanlığı yetkileri eleştiri konusu edilmesine rağmen, taslakta bu konuda bir değişikliğe gidileceği belirtilmemektedir.

  • Avrupa Birliği ilerleme raporlarında bilirkişilik kurumu sorgulanmasına rağmen, bilirkişilik taslakla adeta bir meslek haline getirilmektedir.

  • AB İlerleme raporlarında kuruluşu ve faaliyetleri yer alan YARSAV'ın yasa ile kapatılarak, Adalet Bakanlığınca güdümlü bir örgüt kurulmasına yönelik Türkiye Hakimler ve Savcılar Birliği Yasa tasarısına, reform taslağında yer verilmektedir. Oysa yasa ile bir tüzel kişiliğe son verme en son 12 Eylül döneminde, 1981 yılında yaşanmıştır.

  • Temel haklar bölümünde tartışma konusu olan konularda esaslı bir değişiklik öngörülmemektedir. Aksine örneğin temel hakları ihlal eden YARSAV'ın kapatılmasına yönelik yasa tasarısı taslakta yer almaktadır.

  • YARSAV'ın Tüzüğünde yer alan ve faaliyetleri arasında da olan, yüksek yargı kararlarının herkese açılması, HSYK'nın disiplin kararlarının gerekçeleriyle birlikte yayımlanması, tüm İHAM kararlarının çevirilerinin yapılması, Akademi eğitimlerinin yüksek lisans düzeyinde sayılması gibi konular, taslağa da alınmıştır.

Ancak 07.5.2008 günü TBMM Adalet Komisyonunda bu konulara yönelik (Uyuşmazlık Mahkemesi ve HSYK Yasasında değişiklik yapılması hakkında) bir yasa tasarısı görüşülmesine ve bu görüşlerimiz Komisyona iletilmesine rağmen, 07.5.2008 günü Komisyonda bu düşünceler Bakanlık ve çoğunluk Komisyon üyelerince benimsenmeyerek Komisyon görüşmelerinin aynı gün tamamlanması karşısında, taslak daha, taslakta yer alan nadir olumlu hükümleri konusunda, açıklandığı ilk günde Bakanlıkça söylendiğinin aksine tavır sergilenerek gerçekçiliğinden de uzaklaşmıştır.

 

  • Yargı bağımsızlığını önemli ölçüde zedeleyen 1982 Anayasasındaki anlayış terk edilmemiş, bu nedenle 2013 yılına kadarki yol haritası olarak sunulan taslakla, Avrupa Birliğinin ve yargının, umutlarının 2013 sonrasına ertelemesi gerektiği açıkça ortaya çıkmıştır.

  • Taslakla, Adalet Bakanlığının halen mevcut görevlerinde daralma yapılması öngörülmemektedir. Kuvvetler birliği anlayışını yansıtan Adalet Bakanlığının görevleri, kuvvetler ayrılığı yönünden sorgulanmamaktadır.

  • Taslakla, Adalet Bakanlığı reform kavramına uygun hareket etmek yerine, her yaptığı ve düşündüğü şeyi reform olarak sunarak, kendi ezberini bozmamaktadır.

  • Taslağa konulan askeri yargı konusundaki ve yine diğer bazı konulardaki kamuoyundan destek alabilecek düzenlemelerle, esaslı konular geçiştirilerek 2013 e kadarki zaman bu şekilde geçiştirilmektedir.

  • Avrupa Birliği sürecinde görüşmelere kapatılan yargı ve temel haklara ilişkin müzakerelerin başlaması için ön koşul olan reform stratejisinin hazırlanması, mevcut taslak gözetildiğinde, sadece bu koşul şekli yönden yerine getirilmiş olmaktadır.

  • Yukarıdaki başlıkları daha da artırmak olanaklıdır. Ancak 07.5.2008 günlü açıklamamamızda da belirtildiği üzere yargı, reform olmayan düzenlemelerin reform olarak sunulmamasını, yargıda gerçek anlamda reforma gidilmesini ve sorunlara yargının da öngörüleri, istekleri ve itirazları dikkate alınarak kalıcı çözümler üretilmesini beklemektedir.

 

Yargıda reform, YARSAV'ın amaçları arasında yer almakta olup, bu konuda atılacak her türlü olumlu adıma YARSAV her zaman destek vermeye hazırdır.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.09.5.2008

 

 

Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU

YARSAV Başkanı


 

SIK SORULANLAR
BİLGİ EDİNME
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÜCRETSİZ AVUKATLIK
HUKUK EĞİTİMİ
 
Üyelik işlemleri
 
K.Adı
Parola
            
      Şifremi Unuttum
      Üye Ol
Hukuk Arama Motoru
Hukuk Anketi
Reklam Alanı







Zirve100